Hakkımızda

Sitemizde Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanan siyasal ve toplumsal gelişmeler ülke Koordinatörlerimiz tarafından düzenli olarak takip edilmekte ve Genel Koordinatörümüz Abant İzzet Baysal Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü öğretim üyesi Doç.Dr. Veysel AYHAN'ın katkılarıyla yayınlanmaktadır.

FAS


FAS GÜNDEMİ SON ÜÇ AYIN ÖZETİ
Hasan BAŞARAN
08.06.2012



FAS’IN DÖNÜŞÜMÜ 

Fas, Afrika'da bulunduğu halde Afrika Birliği'ne üye olmayan tek ülkedir ve girmeyi düşündüğüne dair bir emare de olmayan Fas , “Arap Baharı”dalgasından sert bir dönüşüm yaşamayan ülkelerden birisidir. Arap baharı ile birlikte Fas’ın kendi çevresinde yaşanan ve Tunus, Libya, hatta Mısır yönetimlerinin iktidarlarını terk etmesi karşısında takındığı tutum önemliydi.Tunus, Mısır ve Libya’da yaşanan devrimler “Sıra Fas’a gelir mi?” sorularını akıllara getirmiş, ancak Fas Kralı 6’ncı Muhammed, 500 milyon dolarlık sosyal yardımlar ve anayasa değişikliği sayesinde isyan hareketini başlamadan bitirmeyi başarmıştı. Takip ettiği çizgi büyük oranda Türkiye’nin tavrıyla paralellik arzetmektedir.Fas, Tunus ve Libya’da yönetimlere karşı verilen mücadelelerde maddi ve manevi desteğiyle halkın yanında yer aldı.Fas demokrasiye geçiş sürecini geçtiğimiz yıl çikan halk hareketlenmelerinden kralın anayasal reform sözü vermesi ve beraberinde yapılan anayasal referandumunun kabulüyle tarihi sürecine başlatmıştır. 

Fas artık geleneksel dış siyaset çizgisinden çıkarak kendini daha geniş coğrafyalara açmaya zorlaması gerektiğini benimsemeye çalışmıştır.Ancak muhalif partilerin ve grupların tutumu .”Değişim için 20 Şubat Hareketi’nin” reforn isteklerinin yetersiz kaldığını düşünmesi ve eylemlerine devam etmesi ve protestolara gösterilen resmi tepki, Laik kesimin engellemeleri sonucu süreç ağır ilerlemektedir.Kendi iç ve dış problemlerininde önemli olduğu bu ülke ciddi zaman diliminden geçmektedir. 

Avrupa’ya yakınlığı sayesinde avro bölgesindeki pek çok ülkeyle son yıllarda ciddi ilişkiler kurması bakımından son ekonomik krize kadar müspet neticeler alıyordu. Ancak en fazla irtibatlı olduğu İrlanda, Yunanistan, İspanya ve İtalya’daki menfi gelişmeler Fas ekonomisine büyük zarar vermektedir. Karşılıklı ticaret hacminin üçte ikisinin bu bölgeden sağlanması ve turistlerinin çoğunluğunun Avrupa’dan gelmesi kısa vadede ülke ekonomisine sıkıntı yaşatmıştır. Bu sebeple Fas’ın bu sınırlı ekonomik ilişkilerini bir an evvel giderek diğer ülkelerle de artırması, özellikle Sahraaltı Afrika’ya öncelik vermesi aşikardır. Son yıllarda Türkiye ile bu anlamda artan irtibatlar da bunun ilk neticesidir denebilir. ABD ile olan siyasi ilişkiler ekonomik alanda da güçlü olmasına rağmen Filistin meselesi konusundaki tavrı iki ülke arasında daima belirleyici olmasa da etkileyici bir unsur özelliği taşıyor. Ne var ki ABD’nin hem Filistin konusundaki geleneksel tavrının değişme imkânı yok denecek kadar az olması, hem de içinde bulunduğu ekonomik kriz sebebiyle Obama’nın bile 2012’de yapılacak seçimlerden büyük bir hayal kırıklığı ile çıkması ihtimalini kuvvetlendirmesi Fas ilişkilerini etkileyecek özelliktedir. Fas için Çin, Hindistan ve Brezilya ile olan irtibatlar da yeteri kadar güçlü olmayıp yakın gelecekte bu alanda atılacak adımların önemine şimdiden vurgu yapılmaya ihtiyaç duymaktadır. 

Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Fas Dışişleri Bakanı Saad Eddine El Othmani ile geçtiğimiz mart ayında buluşması ilişkilerin bu hedefler doğrultusunda gerçekleştiğini göstermektedir. Toplantıda konuşan Bakan Davutoğlu, "Fas'la bundan böyle bütün alanlarda en derin adımları atacağız. Fas'a özel önem vereceğiz." dedi. 1987 yılından bu yana Türkiye'yi ilk defa bir Fas Dışişleri Bakanı'nın ziyaret ettiğini kaydeden Davutoğlu, Saad Eddine El Othmani'nin göreve geldikten sonra ilk ziyaretini Türkiye'ye yapmasının da çok önemli olduğunu belirtmesi iki ülke arasında ticari, siyasi,ekonomik alanlarda girişimlerin ve Türkiye’ye duyulan ilginin boyutunu belirtmektedir. 

Türkiye’deki Ak Parti’yi örnek alarak siyaset yapan ve logosunda da gaz lambası kullanan Fas’ın AKP’si, Arap Baharı’nın gücüyle geçen sene 25 Kasım seçimlerinden başarıyla çıkan girdiği seçimlerde büyük başarı yakalamış. Siyasi görüşünü ‘Ilımlı İslamcı’ olarak tanımlayan AKP, ilk kez meclisin en büyük partisi olmuştu. 

Fas, Kral’ın 1 temmuz 2011 anayasal referandumla yetkilerinin büyük bölümünü devretmesiyle sonuçlanan anayasa değişikliğinin ardından tarihi süreç başlamıştı. 

Yeni anayasayla Kral’ın istediği partiye hükümet kurma görevini verme hakkı kaldırıldı. Bu nedenle Kral’ın seçimi kazanana bu görevi vermesi gerekiyor. Bu da AKP lideri Abdullah Benkirane’nin başbakanlığı anlamına gelecek. 

Benkirane, İslami bir rejim kurmak istedikleri eleştirilere, “Sorunları çözmeye talip bir partiyiz. Dinimizi yaşıyoruz ve Müslüman kimliğimiz bu sorunları çözmemizde yardımcı oluyor” diye yanıt verdi. Türkiye modeline sıcak baktıklarını vurgulayan Benkirane, ‘merkez parti’ olmak istediklerini belirtti. ABD ve diğer Batılı ülkelerin yakından izlemiş olduğu seçimler, sarayın gerçek bir demokrasi adımı atmak istemediğini söyleyen demokrasi yanlılarınca boykot edildi. 

Radikal İslam’a yakın politikaları desteklerken Türkiye’deki hükümetin başarısını örnek alarak görüşlerini ılımlılaştıran, logosunu gaz lambasıyla değiştiren Fas’ın Adalet ve Kalkınma Partisi, 2000’li yılların başından beri artan oy oranıyla kral 6. Muhammed ’i endişelendiriyordu. 

Ancak Kral, Arap Baharı ile gelen devrim dalgasının karşısında duramadı ve yetkilerinin büyük kısmını meclise devreden ve AKP’ye iktidar yolu açan anayasa değişikliğini kabul etmek zorunda kaldı. 

İktidardaki Adalet ve İslami Kalkınma Partisi yöneticilerinden Bakan el-Halefi, Fas halkına daha iyi hizmet verebilmek için basın alanında bir takım reformlar gerçekleştireceklerini ifade etti. 

Bakan el-Halefi'nin açıkladığı reformların, bazı liberal çevrelerde endişelere neden olduğu çıkan eylemlerden belli olmaktadır.Hükümeti eleştiren radyo ve televizyon kanallarının açıklamalarını siyasi bir çekişme olarak agılayarak ifade özgürlüğüne müsade etmeyeceği imajını vermektedir. 

Muhaliflerin Fas anayasasının 28. maddesinde,"basın özgürlüğü güvence altındadır, herhangi bir şekilde sınırlandırılması mümkün değildir" ifadesine işaret ederek, hükümeti ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı kararlar almaması hususunda uyarmıştır. 

Fas anayasal ve demokratikleşme süreci ilelerken ve ekonomik sıkıntılar hissederken aynı zamanda iç problemlerinden biri olanBati Sahra meselesi sorunsalını devam ettirmektedir. Bati Sahra meselesi ekonomik yönden Fas'a büyük yük yüklemektedir. Sömürgeci güçler Bati Sahra’nın zengin fosfat rezervlerine sahip olması dolayısıyla bu bölgeye özel önem vermektedirler. Geçtiğimiz Mart ayında Newyork’ta BM’nin himayesinde düzenlenen Batı Sahra görüşmelerinden yine sonuç çıkmaması sorunun daha çok uzun süreceğinin işaretidir. 

Fas’ın en önemli dış problemine baktığımızda Sebte ve Melilla meselesidir. Çok turist çekmesi ve turizm gelirleri yönünden ülke ekonomisine önemli katkıda bulunması dolayısıyla bu iki sehri işgali altında tutan İspanya, Sebte ve Melilla Müslümanlarına vatandaslık hakki da vermemektedir. Dolayısıyla bu iki sehirde yasayan Müslümanlar oy kullanma hakkına da sahip degiller. İspanya yönetimi bu sehirlerdeki Müslümanları azınlık durumuna düsürebilmek için buralara sürekli İspanyolları yerlestirmeye çalışmaktadır. 

Sonuç olarak, Fas geçirdiği süreç ve dış problemleriyle bir geçiş aşamasındadır.Fas kıralına sadık kesimlerin sık sık yapılan eylemciler aleyhine radikalleşmesi söz konusudur.Değişimden memnun olmayan grupların yaptığı iktidar karşıtı gösteriler,hükümetin sert kararlar almasına kolluk kuvvetlerinin şiddet kullanımını arttırma eğilimi vardır.Ne kadar siyasi partiler değişim yanlısı genç hareketi desteklediklerini açıklasalarda zaman zaman arka planda kalmaktan kurtulamamışlardır.Özellikle protesto gösterilerinde inisiyatif kazanamamaları bu algının pekişmesine neden olmuştur.Eğer gençler umudunu yitirecek olursa hareketlenmeler artacaktır.Bu düşükte olsa hükümet işsizlik. reform, ekonomik dengesizliklerin giderilmesi konularında başarılı olup olmamasına göre şekil alacaktır.Sınırlı bir şekilde de olsa silahsız ve barışcıl halk eylemleriyle değişime kucak açan Fas,Kuzey Afrika ve Ortadoğu bölgesi için kuşkusuz büyük önem taşımaktadır.Fas monorşisinde atılan anayasal adımlar, yapılan yapısal değişiklikler temel eleştirilerin devem etmesine rağmen değişim yönünde alınmış bir inisiyataf olarak değerlendirilebilir.Gelecek yakın zamanda bu değişimin nasıl neticeleneceğini görmek mümkün olacaktır.







FAS GÜNDEMİ 
Hasan BAŞARAN
07.05.2012




İZMİT İLE FAS’IN TİZNİT KENTİ ARASINDAKİ İMZALANAN ‘KARDEŞ ŞEHİR’ PROTOKOLÜNÜN ARDINDAN 24 KİŞİLİK FAS HEYETİ TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’Nİ (TBMM) ZİYARET ETTİ 

Burada TBMM Fas Dostluk Grubu Başkanı İlhan Yerlikaya ile Başkanvekili Fatih Han Ünal tarafından karşılanan Fas heyetine Meclis lokantasında bir öğle yemeği verildi. Fas heyetine bir konuşma yapan TBMM Fas Dostluk Grubu Başkanvekili Fatih Han Ünal, iki ülke arasındaki dostluğun pekişmesi adına bu ziyaretleri önemsediğini belirtti.1 


HAKARETE UCUZ BAHANE

VİYANA- Avusturya`daki aşırı sağcı Özgürlük Partisi, seçim kampanyasında kullandığı posterlerde Faslı Hırsızlar sloganını savundu. Özgürlük Partisi`nin (FPÖ) Innsbruck yetkilileri, Innsbruck yerel seçimlerinde kullanılan Faslı hırsızlar yerine anavatanınızı sevin sloganını içeren posterleri Fas`ın ve Avusturya savcılarının yasal girişimde bulunma tehdidi üzerine indirdiklerini belirtti. August Penz adlı parti yetkilisi, hiç kimseyi incitmeyi amaçlamadıklarını ileri sürdü. Özgürlük Partisi`nin Tirol bölgesi yetkilisi Gerald Hauser ise posterlerle yanlış bir şey yapmadıklarını savunarak, Fas`tan kendi suçlularını geri almasını istedi. Göçmen karşıtı politikalarıyla tanınan Özgürlük Partisi, kamuoyu yoklamalarına göre ülkenin ikinci partisi konumunu koruyor. 

FAS DEVLETİ TEPKİ GÖSTERDİ

Bu arada Avusturya`da 15 Nisan`daki yerel seçim kapsamında aşırı sağcı partinin sokaklara astığı çirkin afişler, Fas Krallığı`nı da rahatsız etti ve tepkisine yol açtı. Fas Dışişleri Bakan vekili Yusuf Amrani, Avusturya`nın Fas Büyükelçisi Wolfgang Angerholzer`i makamına çağırdı, yaşanan skandalı sert bir dille eleştirdi. Amrani, Fas devletinin, Innsbruck adliyesinde halkı kışkırtmak suçlamasıyla aşırı sağcı partiye yönelik açılacak davaya müdahil olacağını duyurdu. Innsbruck Savcılığı ise, şimdiye kadar skandal olayla ilgili olarak üç ayrı suç duyurusu yapıldığını açıkladı. Aşırı sağcı Özgürlük Partisi`nin çirkin tavrına ülkenin demokratik partilerinden de tepki gelirken, Avusturya Sosyal Demokrat Partisi (SPÖ), yaptığı açıklamada, afişlerin yabancı düşmanı, ırkçı ve insanları aşağılayan mesajlar içerdiğini vurguladı. 2


1)      www.haberciniz.biz/fas-heyeti-tbmmde-1434458h.htm
2)      www.postgazetesi.com/c/ho.asp?id=22940





FAS GÜNDEMİ 
Hasan BAŞARAN
30.04.2012



FAS’IN DIŞ SİYASETİ

            Afrika’nın en kuzeybatı ucunda yer alan Fas’ın dış siyasetinde en öncelikli konusu 36 yıldır kalıcı çözüm üretilemeyen Batı Sahra meselesidir. Gerçi bu konuda 2007 yılında Birleşmiş Milletler’e sunulan otonomi planı Fas Krallığı’nın uluslararası alanda elini epeyce rahatlattı. Arap baharı ile birlikte Fas’ın kendi çevresinde yaşanan ve Tunus, Libya, hatta Mısır yönetimlerinin iktidarlarını terk etmesi karşısında takındığı tutum önemlidir. Takip ettiği çizgi büyük oranda Türkiye’nin tavrıyla paralellik arzetmektedir. Tunus ve Libya’da yönetimlere karşı verilen mücadelelerde maddi ve manevi desteğiyle halkın yanında yer aldı. Ancak bölgede Fas için henüz ciddiyetini koruyan komşu Cezayir’in durumu olup hem Arap Baharı karşısındaki suskunluğu, hem de 1994 yılından bu tarafa kapalı olan Fas-Cezayir kara sınırının açılması yönündeki isteksizliği karşısında yapılan girişimlerin sonuçsuz kalmasıdır. Gündemi yakından takip edip gelişmeleri mümkün mertebe tahlil edip çözüm arayışlarını sürdürmektedir. Fas artık geleneksel dış siyaset çizgisinden çıkarak kendini daha geniş coğrafyalara açmaya zorlamaktadır.

Fas Ekonomisi:

Avrupa’ya yakınlığı sayesinde avro bölgesindeki pek çok ülkeyle son yıllarda ciddi ilişkiler kurması yaşanan son ekonomik krize kadar müspet neticeler alıyordu. Ancak en fazla irtibatlı olduğu İrlanda, Yunanistan, İspanya ve İtalya’daki menfi gelişmeler Fas ekonomisine büyük zarar vermektedir. Karşılıklı ticaret hacminin üçte ikisinin bu bölgeden sağlanması ve turistlerinin çoğunluğunun Avrupa’dan gelmesi kısa vadede ülke ekonomisine sıkıntı yaşatacaktır. Bu sebeple Fas’ın bu sınırlı ekonomik ilişkilerini bir an evvel giderek diğer ülkelerle de artırması, özellikle Sahraaltı Afrika’ya öncelik vermesi üzerinde durulmaktadır. Son yıllarda Türkiye ile bu anlamda artan irtibatlar da bunun ilk müspet neticesidir denebilir. ABD ile olan siyasi ilişkiler ekonomik alanda da güçlü olmasına rağmen Filistin meselesi konusundaki tavrı iki ülke arasında daima belirleyici olmasa da etkileyici bir unsur özelliği taşıyor. Ne var ki ABD’nin hem Filistin konusundaki geleneksel tavrının değişme imkânı yok denecek kadar az olması, hem de içinde bulunduğu ekonomik kriz sebebiyle Obama’nın bile 2012’de yapılacak seçimlerden büyük bir hayal kırıklığı ile çıkması ihtimalini kuvvetlendirmesi Fas ilişkilerini etkileyecek özelliktedir. Fas için Çin, Hindistan ve Brezilya ile olan irtibatlar da yeteri kadar güçlü olmayıp yakın gelecekte bu alanda atılacak adımların önemine şimdiden vurgu yapılmaktadır.1

FAS'TAKİ PATLAMADA TERÖRİST SALDIRI ŞÜPHESİ

Fas’ın Marakeş kentinde cuma günü bir kafede en az 15 kişinin ölümü ile sonuçlanan saldırı ile ilgili El Kaide şüphesi artıyor. Bombanın El Kaide tarafından kullanılanlarla uyuştuğu ve saldırıdan önce sosyal paylaşım ağına konulan bir görüntüde, örgütün Fas’ı tehdit ettiğinin öğrenildi. Buna karşın El Kaide veya başka bir grup saldırının sorumluluğunu henüz üstlenmedi. Kentin özellikle yabancılar tarafından ziyaret edilen en işlek meydanındaki patlamada ise uzaktan kumandalı bir düzeneğin kullanıldığı kesinleşti.
Çivi ve demir parçaları içeren karma bir bombanın kullanıldığı belirtilirken saldırı sonrası öne sürülen canlı bomba iddiası ise çürütüldü. Öte yandan korkunç saldırıya Fas halkının tepkisi ise büyüyor. Cumartesi günü yüzlerce gösterici patlamanın gerçekleştiği meydanda bir araya geldi.
Ülkedeki demokratikleşme sürecinde meydana gelen saldırıyı kınayan kalabalık, teröre tepki gösterdi.2




1) www.ordaf.org.tr/arap-baharini-demokrasi-ile-karsilayan-krallik-fas.aspx/  Alış tarihi:30.04.2012
2) tr.euronews.com/2011/.../fas-taki-patlamada-terorist-saldiri-suphesi/Alış tarihi:


FAS GÜNDEMİ 
Hasan BAŞARAN
23.04.2012



Fas’ta AKP’nin büyük zaferi
Fas’ın AKP’si, Arap Baharı’nın gücüyle girdiği seçimlerde büyük çıkış yaptı

Türkiye’deki Ak Parti’yi örnek alarak siyaset yapan ve logosunda da gaz lambası kullanan Fas’ın AKP’si, Arap Baharı’nın gücüyle girdiği seçimlerde büyük çıkış yaptı. Siyasi görüşünü ‘Ilımlı İslamcı’ olarak tanımlayan AKP, ilk kez meclisin en büyük partisi oluyor.

Tunus, Mısır ve Libya’da yaşanan devrimler “Sıra Fas’a gelir mi?” sorularını akıllara getirmiş, ancak Fas Kralı 6’ncı Muhammed, 500 milyon dolarlık sosyal yardımlar ve anayasa değişikliği sayesinde isyan hareketini başlamadan bitirmeyi başarmıştı. 
Fas, Kral’ın temmuzda yetkilerinin büyük bölümünü devretmesiyle sonuçlanan anayasa değişikliğinin ardından dün ilk kez sandığa gitti. Tunus’ta Zeynel Abidin Bin Ali’nin devrilmesinin ardından İslamcı parti Ennahda’nın büyük çoğunlukla iktidara gelmesi, Fas’ta da benzer bir zafer amaçlayan Adalet ve Kalkınma Partisi’ni heveslendirmişti. Fas’ın AKP’si seçime çok sıkı hazırlandı. Kendilerini ‘Ilımlı İslamcı’ diye tanımlayan AKP’nin üyeleri Fas’ta ayak basmadık yer bırakmadılar. Kral’ın da destek verdiği ‘laikler’ ise 8 partinin birleşmesi sonucu oluşturulan ‘Demokrasi Cephesi’ ile AKP’nin karşısına çıktı.

11 yıldır muhalefette

Kurulduğu 2000’den beri muhalefette olan ve her yıl oyunu yükselten AKP’nin yüzde 25-30 arası oy alması bekleniyor. Partinin 395 sandalyeli meclisteki 47 olan sandalye sayısını iki katına çıkartacağı tahmin ediliyor. Yeni anayasayla Kral’ın istediği partiye hükümet kurma görevini verme hakkı kaldırıldı. Bu nedenle Kral’ın seçimi kazanana bu görevi vermesi gerekiyor. Bu da AKP lideri Abdullah Benkirane’nin başbakanlığı anlamına gelecek.

Benkirane, İslami bir rejim kurmak istedikleri eleştirilere, “Sorunları çözmeye talip bir partiyiz. Dinimizi yaşıyoruz ve Müslüman kimliğimiz bu sorunları çözmemizde yardımcı oluyor” diye yanıt verdi. Türkiye modeline sıcak baktıklarını vurgulayan Benkirane, ‘merkez parti’ olmak istediklerini belirtti. ABD ve diğer Batılı ülkelerin yakından izlediği seçimler, sarayın gerçek bir demokrasi adımı atmak istemediğini söyleyen demokrasi yanlılarınca boykot edildi.

Boykot işe yaradı

İnsan Hakları İzleme Örgütü de Fas hükümetinin 20 Kasım’dan bu yana seçimleri sorgulayan ve seçimlerin boykot edilmesinin savunan 100’den fazla eylemciyi gözaltına aldığını bildirdi. Ülkede uluslararası gözlemciler tarafından izlenen ilk seçim olan 2007 seçimlerinde katılım oranının sadece yüzde 37 olduğunu hatırlatan siyasi gözlemciler, dünkü seçimlerde de katılımın düşük kalmasını boykot hareketine bağladı.

Kralın AKP planı WikiLeaks’te çıktı

Radikal İslam’a yakın politikaları desteklerken Türkiye’deki hükümetin başarısını örnek alarak görüşlerini ılımlılaştıran, logosunu gaz lambasıyla değiştiren Fas’ın Adalet ve Kalkınma Partisi, 2000’li yılların başından beri artan oy oranıyla laik sahip Kral Muhammed ’i endişelendiriyordu. Ancak parti, 2009 yerel seçimlerinde büyük bozguna uğradı. İşte bu bozgunun perde arkası WikiLeaks belgelerinde ortaya çıktı. Kral, okul arkadaşı olan İçişleri Bakanı Fuad Ali’ye, “İstifa et yeni parti kur, AKP’yi ancak sen durdurabilirsin. Saray’ın desteği arkanda olacak” dedi. Ali, Kral’ın talimatıyla görevini bıraktı ve Modernite Partisi’ni kurdu. Ardından Kral’ın kendisini desteklediğini belirterek küçük partilerle ittifaka gitti. Seçim günü anketlerde yüzde 20’lerde görülen AKP yüzde 6.5 oy alabildi. Ancak Kral, Arap Baharı ile gelen devrim dalgasının karşısında duramadı ve yetkilerinin büyük kısmını meclise devreden ve AKP’ye iktidar yolu açan anayasa değişikliğini kabul etmek zorunda kaldı.

Alkol satışına kısıtlama kadın fotoğraflarına yasak

1990’ların sonunda kurulan AKP’nin gündemi eskiden alkol yasağı ve başörtüsüne özgürlüktü. Ancak son dönemde bunları geri plana atarak yolsuzluk, eğitim ve işsizlik sorunlarıyla mücadeleye yoğunlaştı. Buna rağmen seçim kampanyasında yine alkol satışına kısıtlama getirilmesi, homoseksüelliğe karşı çıkışlar, gazetelerden ‘toplum ahlakına aykırı ve kadını cinsel obje olarak gösteren’ fotoğrafların çıkarılması ve gençleri ahlaksızlığa yönlendirdiği iddia edilen müzik festivallerinin yasaklanması gibi unsurlar da kullanıldı. AKP, Fas’ın en ücra köşelerine kadar ulaşıp düzenlediği mitinglerde sıcak yemek ve yardım da dağıttı. Yeni dönemde başbakanlık koltuğuna oturması beklenen Abdullah Benkirane, Tunus’ta İslamcıların kazandığı zaferin ardından Fransız basınına verdiği röportajda “Fas’ta da bizim iktidara gelişimiz adeta bir sel dalgası gibi olacak” ifadesini kullanmıştı. 57 yaşındaki fizik öğretmeni, “İnşallah artık zamanı geldi” sözleriyle başbakanlık koltuğuna hazır olduğunu söylemişti. [1]



Fas Parlamentosu Önünde Oturma Eylemi
Fas Başbakanı Abdulilah Benkiran'ın bütçeyle alakalı açıklamalarını ve işsizlik sorununu protesto etmek isteyen bir grup, parlamento binası önünde oturma eylemi yaptı.

Başbakan Benkiran yaptığı açıklamada, önceki hükümet tarafından işsizliği önlemek için alınan kararların mevcut hükümet için bağlayıcı olmadığını söyledi.

Meclisin çoğunluğu tarafından kabul edilen yeni bütçe yasa tasarısındaki düzenlemelerin sosyal boyutuna da dikkati çeken Benkiran, "Boş kadrolara ihtiyaç oranında personel alınacak" dedi.

Öte yandan bütçe yasa tasarının oylanmasının ardından parlamento binası önünde oturma eylemi yapan gruba polis müdahale etti.[2]  
Fas'ta kurşun yılları mağdurlarından oturma eylemi
Fas'ta "kurşun yılları" mağdurları, Fas İnsan Hakları Ulusal Konseyi önünde, haklarını almak için oturma eylemi başlattı.
"Kurşun yılları" olarak anılan 1956-1999 yılları arasında tutuklandıktan sonra kaybolan veya faili meçhule kurban giden sivillerin yakınları, Fas'ın başkenti Rabat'ta dün akşam saatlerinde Fas İnsan Hakları Ulusal Konseyi önünde oturma eylemi yaptı.
Eylemciler, Fas hükümetini, 2004 yılında Kral 6. Muhammed'in emriyle kurulan "Uzlaşma Komisyonu"nun vaat ettiği maddi manevi tazminleri yerine getirmeye çağırdı. Eylemciler haklarını alana kadar oturma eylemini sürdüreceklerini belirtti.
Öte yandan Fas İnsan Hakları Derneği, ödenmesi planlanan tazminlerin, 1999 yılı sonrasını, özellikle "terörle mücadele yasası" doğrultusunda tutuklanan mağdurları da kapsaması gerektiğini açıkladı.[3]




FAS GÜNDEMİ 
Hasan BAŞARAN
09.04.2012



TÜRKİYE–FAS İŞ ADAMLARI DERNEĞİNİN DAVETLİSİ OLARAK FAS'I ZİYARET EDEN DİYARBAKIR GİRİŞİMCİ İŞADAMLARI DERNEĞİ (DİGİAD) ÜYELERİ CİDDİ PROJELERLE YURDA DÖNDÜ

Türkiye–Fas İş Adamları Derneğinin davetlisi olarak Fas'ı ziyaret eden Diyarbakır Girişimci İşadamları Derneği (DİGİAD) üyeleri ciddi projelerle yurda döndü. 
Türkiye'den gelen işadamları ile Faslı partnerlerinin buluşması için ülkenin ikinci büyük sanayi şehri olan El Jadida'da ticaret odası tarafından forum düzenlendi. 
Programa Al Jadida Ticaret Odası Başkanı Mohamed Abou el Haoul, Yatırım Bakanlığı eyalet temsilcileri, Türkiye - Fas İş Adamları Derneği (TÜFİAD) Genel Sekreteri Gökmen Ertaş, Fas'taki partilerin temsilcileri ve milletvekilleri de katıldı. 
Performansı, reform ve yenilikleriyle Fas'a farklı bir vizyon kazandıran Kral 6. Muhammed'e teşekkür eden TÜFİAD Genel Sekreteri Gökmen Ertaş, iki ülke arasındaki münasebetlerin sürekli arttığını söyledi. 
İş potansiyeli itibariyle Fas'ın Türkiye'nin Özal dönemine benzediğini anlatan Ertaş, ülkenin fırsatlarla  dolu olduğunu misafirlerle paylaştı. Serbest ticaret anlaşmasının hayata geçmesiyle 2015 sonunda bir çok üründeki gümrük oranının sıfırlanacağını anlatan Ertaş, pazar payı daralmadan Faslı işadamlarıyla iş birliği yapılması çağrısında bulundu. 

FAS TELEVİZYONUNDA EZAN KARARI

İktidardaki Adalet ve İslami Kalkınma Partisi yöneticilerinden Bakan el-Halefi, Fas halkına daha iyi hizmet verebilmek için basın alanında bir takım reformlar gerçekleştireceklerini ifade etti.
Bakan el-Halefi'nin açıkladığı reformların, bazı liberal çevrelerde endişelere neden olduğu ifade ediliyor.
Bu endişenin İletişim Bakanı'nın televizyonlarda şans oyunlarının yayınlanmasını yasaklaması ve Fas devlet televizyonunun ikinci kanalında ezan okunması uygulamasını başlatmasından sonra daha da arttığı belirtiliyor.
Fas'ta siyasi yapıda reform yapılması çağrısında bulunulan bir dizi gösteri düzenlendi.
Fas'ta bir süredir özellikle "Arap Baharı" sürecinde, basın özgürlüğü konusunda farklı görüşlere sahip gazeteci ve siyasetçi arasında tartışma yaşandığı belirtiliyor.
Devlete bağlı basın kuruluşlarında çalışan yüzlerce gazeteci geçen yılın Mart ayında, gazetecilik mesleğinin durumunun iyileştirilmesi ve ifade özgürlüğünün tanınması için protestolar düzenlemişti.
Fas'ta birçok özel yayın yapan radyo ve televizyon olduğu, bunların hükümetin politikalarını eleştiren yayınlar yaptıkları, ancak hükümetin bu girişimleri siyasi bir çekişme olarak algılayarak ifade özgürlüğüne müsaade etmediği iddia ediliyor.
Ayrıca bazı ifade özgürlüğü savunucuları, İletişim Bakanı'nın milli değerlere ve İslam dinine uygun olmadığı gerekçesiyle ülkeye bazı dergilerin girmesini yasakladığına dikkat çekiyorlar.
Muhaliflerin Fas anayasasının 28. maddesinde,"basın özgürlüğü güvence altındadır, herhangi bir şekilde sınırlandırılması mümkün değildir" ifadesine işaret ederek, hükümeti ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı kararlar almaması hususunda uyardığı ifade ediliyor.



HAKARET İÇEREN IRKÇI SEÇİM AFİŞİ KRİZ YARATTI
AVUSTURYA’NIN İnnsbruck şehrinde yapılacak seçimlerde aşırı sağcı partinin seçim afişi Avusturya ve Fas arasında siyasi krize sebep oldu. 
Avrupa’da son zamanlarda başlayan ırkçı söylemlere bir yenisi da eklendi. Irkçı Avusturya Özgürlükçüler Partisi’nin afişlerinde ‘Fas hırsızlığı yerine vatan sevgisi’ ifadesi Fas hükümeti tarafından tepkiyle karşılandı. Bu partinin seçimlerde kin ve nefret ifadeleri içeren afişler hazırlaması Avusturya’da yeni bir durum da değil. Daha önceki seçimlerde ‘Müezzin yerine kilise çanı’, ‘İslam yerine vatan’  gibi afişler kullanmıştı. 



FAS GÜNDEMİ 
Hasan BAŞARAN
02.04.2012

FAS’IN DIS PROBLEMLERİ

Fas’ın en önemli dış problemi Sebte ve Melilla meselesidir. Fas’ınkuzeyinde Akdeniz kıyısında bulunan ve halkının büyük çogunlugu Müslüman olan bu iki güzel sehir bugün hâlâ İspanya isgali altındadır. İspanya yönetimi bu iki sehri zorla ve siddet kullanarak hâkimiyeti altında tutmaktadır. Çok turist çekmesi ve turizm gelirleri yönünden ülke ekonomisine önemli katkıda bulunması dolayısıyla bu iki sehri isgalaltında tutmakta ısrar eden İspanya, Sebte ve Melilla Müslümanlarına vatandaslık hakki da vermiyor. Dolayısıyla bu iki sehirde yasayan Müslümanlar oy kullanma hakkına da sahip degiller. İspanya yönetimi bu sehirlerdeki Müslümanları azınlık durumuna düsürebilmek için buralara sürekli  İsanyolları yerlestirmeye çalısıyor.

FAS’IN İÇ PROBLEMLERİ

En önemli iç problemi Bati Sahra meselesidir. Bati Sahra meselesi sömürgeci güçlerin bir mirasıdır. İspanyolların ve Fransızların Bati Sahra’yı isgal altında tuttukları dönemde bu isgal güçlerine karsı bagımsızlık savaşı vermek üzere kurulan Polisaryo Cephesi, Fas’ın ve Moritanya'nin bagımsız olmasından sonra yön degistirerek Bati Sahra'da bagımsız bir devlet kurmak amacıyla bu iki ülkeye karsı gerilla savaşı baslattı.
Bugün Fransa ve İspanya basta olmak üzere bazı Batılı ülkeler tarafından desteklenen Polisaryo Cephesi, Bati Sahra’nın bazı bölgelerini hâkimiyetine al mistir. Ancak 1993 yılında cephe gerillalarından ve komutanlarındanbazılarının hükümet tarafına geçmesi üzerine ele geçirmiş oldugu toprakların önemli bir kısmini kaybetti. Bati Sahra meselesi ekonomik yönden Fas'a büyük yük yüklemektedir. Sömürgeci güçler Bati Sahra’nın zengin fosfat rezervlerine sahip olması dolayısıyla bu bölgeye özel önem vermektedirler. Bati Sahra halkını, sahra diye adlandırılan Sahra Berberileri olusturmaktadır.

ULUSLARARASI TOPLUM SURİYE KONUSUNDA İHTİYATLI

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin üyesi Batılı ülkeler, BM ve Arap Birliği'nin Suriye özel temsilcisi Kofi Annan'ın krizden çıkış planının Suriye rejimi tarafından kabul edildiği açıklamasını ihtiyatlı karşıladı.
Almanya'nın BM nezdindeki daimi büyükelçisi Peter Wittig, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Bu iyi yönde atılmış bir ilk adım olabilir, ama ihtiyatlı olmak gerek. Suriye inanılırlık sorunlarını çoktan aştı" dedi.
Fransa'nın daimi temsilcisi Büyükelçi Gerard Araud da, bunun olumlu bir gelişme olduğunu düşünmek gerektiğini yine de Suriye'nin somut olarak ne yapacağını bekleyeceklerini söyledi.
Güvenlik Konseyi geçici üyelerinden Fas'ın büyükleçisi Muhammed Lulişki de, Annan'ın olumlu bir yanıt aldığını, bunun Güvenlik Konseyi'ne iyi haberler getirecek yeni bir dinamiğin başlangıcı olmasını umduğunu kaydetti.

ARAP BAHARI”  SİLAH SATIŞINI ARTIRDI

Uzmanların görüşlerine göre, Arap ülkelerinde yaşanan ve “Arap Baharı” olarak adlandırılan ayaklanmalardan sonra bu ülkelerin silah alma oranları da arttı. ABD 2011 içinde Tunus ve Mısır’a silah satışını sürdürürken, Mısır’a 45 adet M-1A1 tankı sattı ve 125 tane tankın satışı için de anlaşma yaptı. SIPRI’nın raporunda, Avrupa ülkelerinin parlamentolarında bu ülkelere silah satışı ile ilgili tartışmalar yaşanmasına rağmen herhangi bir engelle karşılaşmadan satışlara devam edildi.
Kuzey Afrika ülkelerine yapılan silah satışları da yine 2002 ile 2006 dönemine oranla, 2007 ve 2011 arasında yüzde 273 oranında artış gösterdi. Aynı dönemde sadece Fas’a satılan silah sayısı yüzde 443 oranında arttı.



FAS GÜNDEMİ 
Hasan BAŞARAN
26.03.2012



FAS’TA EYLEMLER DEVAM EDİYOR

Binlerce Faslı, ülkenin başkenti Rabat’ta eylem yaparak ülke yönetimindekilerin yolsuzluklarına ve yoksulluğa son verilmesini talep etti. Tunus ve Mısır’daki halk isyanlarından sonra Fas’ta da isyan başlatan Faslılar, genellikle her hafta düzenli olarak iktidar karşıtı eylem yapıyor.  Anayasa reformu yapılmasına rağmen taleplerinin karşılanmadığını belirten Faslı muhalifler, talepleri karşılanana kadar eylemlere devam edeceklerini bildirdi. Fas’ta 2011 Temmuz’unda artan isyanın ardından reform ilan edilmişti. Bu, 12 yıldır iktidarda olan Kral 6. Abdullah’ın ilk adımı olmuştu. Yeni anayasa ülkedeki bazı yetkileri başbakana devrediyor, ancak kral, ordunun dini otoritelerin ve yargının başı olmaya devam ediyor.

DAVUTOĞLU FAS DIŞİŞLERİ BAKANI İLE GÖRÜŞTÜ

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Fas Dışişleri Bakanı Saad Eddine El Othmani ile Dışişleri Bakanlığı'nda bir araya geldi. Toplantıda konuşan Bakan Davutoğlu, "Fas'la bundan böyle bütün alanlarda en derin adımları atacağız. Fas'a özel önem vereceğiz." dedi.Bakan Davutoğlu, görüşmenin ardından Faslı mevkidaşı ile bakanlığın konferans salonunda bir basın toplantısı düzenledi. 1987 yılından bu yana Türkiye'yi ilk defa bir Fas Dışişleri Bakanı'nın ziyaret ettiğini kaydeden Davutoğlu, Saad Eddine El Othmani'nin göreve geldikten sonra ilk ziyaretini Türkiye'ye yapmasının da çok önemli olduğunu belirtti.

BUNDAN SONRA HER YIL GÖRÜŞECEĞİZ

Toplantıda, Türkiye-Fas ilişkilerinin geldiği noktayı değerlendirdiklerini ifade eden Davutoğlu, "Artık bundan böyle her yıl görüşeceğiz. İki ülke arasındaki ziyaretlerin uzun süredir yapılmaması aramızın kötü olmasından kaynaklanan bir durum değildi. Bundan böyle bütün alanlarda en derin adımları atacağız. Fas'a özel önem vereceğiz." diye konuştu. Fas'ın Arap Baharı'nda değişim sürecini barışçıl olarak gerçekleştirdiğine dikkat çeken Davutoğlu, herkesin takdir ettiği bir şekilde ülkede değişimin yaşandığına işaret etti: "Fas, barış ve uzlaşı içinde önemli bir gelişme kat etti. Biz de Fas ilişkilerimizi geliştirmeye kararlıyız. Bu sebepten dolayı, artık ziyaretlerimiz her yıl yapılacak. Ortak işbirliği gerçekleştireceğiz, ekonomik ilişkilerimizi yeteli görmüyoruz. Ticaret hacmimizi 3 milyar doların üzerine çıkaracağız."Fas Dışişleri Bakanı Saad Eddine El Othmani ise kendisinin 25 yıl geçtikten sonra bu ziyareti gerçekleştirmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Türkiye ve Fas ilişkilerinin tarihi derinliği söz konusu olduğunu belirten Saad Eddine El Othmani, "İlişkilerimiz sadece yüzeysel değildir. Fas halkı büyük bir sevgi beslemektedir sizlere. Aynı zamanda yaptığımız bu görüşmelerden büyük bir memnuniyet duymaktayız. Önemli olan bundan sonraki süreçte problemlerimiz için uluslararası arenada birlikte hareket edebilmektir. Türkiye bizimle el ele vererek Kuzey Afrika'da birçok avantaj sağlayabilir. Birçok konuda işbirliği yapabiliriz." diye konuştu.

SURİYE'YE YAPILACAK ASKERİ OPERASYONA KARŞIYIZ

Saad Eddine El Othmani, konuşmasının ardından basın mensuplarının Suriye'de yaşananlara ilişkin sorularını cevapladı.Suriye'de yaşananların gerçekten bir trajedi olduğunu ifade eden Saad Eddine El Othmani, Suriye'ye dışarıdan askeri bir müdahalenin gerçekleşmesine destek vermediklerini; böyle bir müdahalenin bölgede ciddi problemler oluşturacağını söyledi. Saad Eddine El Othmani, bunun yerine Suriye'de bulunan mevcut yönetimin değişmesi için muhaliflere her türlü verilen desteğin arkasında olduklarını belirtti.Toplantının ardından, Davutoğlu ve Saad Eddine El Othmani iki ülke arasında gerçekleş tirilecek taşımacılıkla ilgili anlaşmayı imzaladı.

FAS’TA YASA TEPKİSİ

 Fas'ta tecavüzcüyle evlendirmeye tepki Fas'ta 16 yaşında bir kızın intihar etmesinin ardından tecavüzcülerin kurbanlarıyla evlenmesine izin veren yasaya tepki büyüyor. Tecavüzcüsüyle evlenmeye mecbur edilen Amina Filali, kocası tarafından feci şekilde dövüldükten sonra fare zehiri içerek kendisini öldürmüştü.Tecavüz edilen kadının saldırganla evlenmesine olanak veren bu yasanın iptalini isteyenler hem internette bir imza kampanyası başlattılar hem de Cumartesi günü "utanç yasası" adını verdikleri düzenlemeye karşı sokağa çıktılar.Fas kanunlarına göre yaşı küçük kızları kaçıranlar da kızlarla evlenirlerse hapis cezasından kurtuluyor."Namus"Kadın hakları örgütleri yasanın, tecavüzcünün, "kadının ve ailesinin namusunu temizlemek" adına kurbanıyla evlendirilmesi yolundaki geleneğe meşruiyet kazandırdığını söylüyor.Kadın Hakları Demokratik Birliği başkanı Fevziya Assuli BBC'ye "Ceza Kanunu'nun 475. maddesi modernleşme ve demokrasi alanında Fas'ın uluslararası itibarına gölge düşürüyor" dedi."Fas'ta kanun bireyi değil kamunun ahlaki değerlerini koruyor" diyen Assuli, kadınlara karşı evlilik içi tecavüz de dahil her türlü şiddeti yasaklayan kanun tasarılarının 2006'dan bu yana geçirilemediğini de söyledi.Fas'ın muhafazakar bölgelerinde kadının evlilik öncesi "bekaretini kaybetmesi" ahlaken kabul edilemez sayılıyor ve tecavüz olaylarında, tecavüz eden değil, kadının ve ailesinin "onuru lekelenmiş" kabul ediliyor.Fas'ta kanunen 18 yaşından önce evlenilemiyor, ama "özel durumlarda"muafiyete izin veriliyor. Filali de 16 yaşında olduğu halde tecavüzcüsüyle buna dayanarak evlendirilmiş.Aslında hakimler yalnızca iki tarafın da rızası olması halinde küçük yaşta evliliğe izin veriyor. Ama kadın hakları grupları kadın ve ailesi üzerinde bir skandaldan kaçınma konusunda büyük baskı bulunduğuna dikkat çekiyorlar.Amina Filali'nin babası, kızına tecavüz edildiğini yetkililere bildirdiği zaman kendisine mahkemede evlendirme seçeneğinin önerildiğini söylüyor.Baba Laçin Filali internet gazetesi goud.ma'ya verdiği demeçte "Savcı kızımın evlenmesini tavsiye etti. 'Git evlendir' dedi" diyor.Yerel medyada çıkan haberlerde ise kızın ailesine tecavüzcüsü tarafından dövüldüğünü söylediği ama ailenin ona sahip çıkmayı reddettiği, Amina'nın intihara itildiği kaydediliyor.Tanıklar, tecavüzcü kocanın, Amina'nın zehir içtiğini anlayınca çileden çıktığını ve onu saçlarından sokaklarda sürüklediğini, Amina'nın kısa süre sonra öldüğünü anlatıyorlar.Tepki gösteren gruplar, Amina Filali'yi tecavüzcüsüyle evlendiren hakimin de yargılanmasını ve mahkum edilmesini istiyor.





FAS GÜNDEMİ 
Hasan BAŞARAN
19.03.2012


Fas’ı kuzeyindeki Rif Dağlar’ında başlayan yönetim karşıtı protestolar yayılıyor


Yerel bir insan hakları eylemcisinin tutuklanmasının ardından Beni Buayeçe köyünde 10 gün önce başlayan protestoların İmzuren köyüne sıçradığı, polisle Beni Buayeçe’ye yürümek isteyen göstericeler arasında çıkan çatışmalarda çok sayıda yaralanan olduğu bildirildi.


Ouyahia:Fas ve Cezayir arasındaki kara sınırı kesinlikle açılacak 


Cezayir başbakanı Ahmed Ouyahia, Fas ve Cezayir arasındaki kara sınırının, El Khabar tarafından yayınlanan bir röportajda kesinlikle açılacağını belirtti.Fas’la olan ilişkilerin yeniden ısınmaya başladığı söylendi.


Fas Dışişleri Bakanı Türkiye’ye Gidiyor
           
Fas Dışişleri ve İşbirliği Bakanı Saad-Eddine El Othmani,Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun daveti üzerine, 18-20 Mart 2012 tarihlerinde Türkiye’yi ziyaret edecek.Yapılan açıklamalara göre iki bakan arasında gerçekleştirilecek görüşmelerde ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmeler ele alınacak.


Fas’da tecavüzcüyle evlendirmeye tepki
          
 Fas’ta 16 yaşındaki bir kızın intihar etmesinin ardından tecavüzcülerin kurbanlarıyla evlenmesine izin veren yasaya tepki büyüyor.Tecavüz edilen kadının saldırganla evlenmesine olanak veren bu yasanın iptalini isteyenler hem internette bir imza kampanyası başlattılar, hem de ‘utanç yasası’ adını verdikleri düzenlemeye karşı sokağa çıkmaya hazırlanıyorlar.


Fas Polisinden Protestoya sert müdahale
           
Fas polisi başkent Rabat’ta ülkenin kuzeyindeki hükümet karşıtı protestoculara, dayanışma için gösteri yapmak isteyen eylemcilere karşı şiddet kullandı.Barışçıl bir protesto yapmak isteyen eylemcilerin gösterilerine izin verilmedi.


Batı Sahra Görüşmeleri sonuçsuz
           
Newyork’ta BM’nin himayesinde düzenlenen Batı Sahra görüşmelerinden yine sonuç çıkmadı.Fas yetkilileri ile Batı Sahra’nın Fas’tan bağımsızlığı için savaşan Polisario Cephesi arasında 3 gün süren görüşmelerin ardından yapılan açıklamada íki tarafında birbirlerinin önerilerini reddettiği bildirildi.